Anılarımdaki Botanik

Ooff offf!!!Yeniden yolculuk! Bitse de şu öğrencilik kurtulsak yollardan, varsak gerisin geri evlerimize.Anne kucağı, baba ocağı diye boşuna demiyorlar.Neymiş bu gurbet elleri?Bıktım artık İstanbul'dan, diyorum bazı bazı.Özlenmeyecek yer de değil Ankara çünkü.Hem de insanın anılarıyla doluysa bir de...

İki günüm kalmışken, hafızamı ve duygularımı bir tazeleyeyim deyip eskiden en sevdiğim yerlere ve kişilere ufak ziyaretler düzenledim.Pek güzel vakit geçirdim bu ziyaretlerde.Her insanın en sevdiği bir yemeği, bir kıyafeti, bir şarkısı olur da gitmeyi en sevdiği bir yeri olmaz mı?Şu Ankara'da en çok anımı yaşadığım yerlerden biri olan Botanik Park'ı yazmadan yatamam bu gece.

Ellerinde kola şişeleri, saatlerce yürümüş, hem gülmekten hem de yürümekten yorgun düşmüş 3 çocuk...Tabiatiyle çişleri gelmiş hem saatlerin hem de bu kadar yormacanın ardından.Ne yaparlar, en yakın lavaboya hücum ederler.Peki ya bu lavabolara yetişemeyecek kadar zordalarsa?İşte devreye gizli kapaklı yerler, ağaç dipleri, duvar yanları girer.

Üçü birden ohhh çekerler derinden derinden.Amanın, o da ne?Kafasından duman tüten bir adam, soğukta üstüne akan o kadar çişten mi yoksa ağzındaki koca sigaradan mı olduğu belli olmayan bir biçimde.Çocuklar patlayan bir gülme ve çişlerini etmiş olmanın verdiği rahatlık ve mutlulukla koşarak uzaklaşırlar...

Aahhh ahhh!Yaşlanıyoruz yaşlanıyor.Nerde şimdi o çişini yapabilecek medeniyetsiz-medeni cesaret?O çiş gibi daha ne anılarım yatıyor şu şirincecik yerde.İlk kız arkadaşım, ilk fotoğraf makinem, ilk şarkım, ilk şiirim, ilk ilk ilk...

Botanik Park'ı da öldürmek üzereler, eski zarafeti, yeşilliği kalmamış.Ama hala güzelliğini koruyor, hala ilkleri yaşatabilir.İşte parktan birkaç foto


 

 

 

 

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

Yorum yaz!